Ana içeriğe atla

Kayıtlar

evsiz milyoner

Beni evden kovdukları zaman on altı yaşına gireli bir kaç gün olmuştu; Aslında iyi bir çocuk değildim sürekli evden kaçıyor yaramazlık yapıyordum. ama adı üstünde bir çocuktum. belki evden beni aklım başıma gelirde daha uslu bir çocuk olurum diye kovmuşlardı; Bunu onlara hiç bir zaman sormadım. zaten hiç bir zamanda eve geri dönmedim. Başlarda dışarıda kalmak benim için baya zordu kalacak yer veya yiyecek yemek bulmaktan çok benim gibi dışarıda kalan madde bağımlısı kişilerin saldırısına uğramamak için geceleri uyumuyor onun yerine gündüzleri uyuyordum. zaman aktıkça her şeye daha kolay adapte oluyordum. dışarıda kalan diğer benden büyük veya küçük kişiler ile zaman ile muhabbetim artmıştı; onlara göre daha temiz yüzlü biri olduğum için bazı yerlere daha kolay girebiliyordum. zaman ile ön yargı ile yaklaştığım bu insanları tanıdıkça hepsinin bir hikayesi olduğunu dahası hepsinin bir insan olduğunu unuttuğumu anladım. En çok Eyüp Sahili ve Alibeyköye giden sahil yolunda zamanımı geçiri…
En son yayınlar

El-Cebbar

Lise yıllarında bilgisayar oyunlarına olan düşkünlüğüm yüzünden sürekli okuldan kaçıyor ve derslerime çalışmıyordum. Buda benim okulda kalmama neden olmuştu; Ailem belki akıllarım diye bana iki ceza verdi; ilki onlar ile bu yaz tatile gitmeyecektim ikincisi ise amcamın yanında çalışmaya başlayacaktım. Ailem beni istemeden hem cezalandırmış hemde ödüllendirmişti, Tatile gitmeyi çok istiyordum ama yaptıklarım yüzünden cezayı hak etmiştim. Bana göre ödül olan ise amcamın bir internet cafe 'si vardı ve hem çalışıp hemde durmadan oyun oynayabilirdim. Bir hafta sonra Ailemi yolcu eder etmez. Amcamın yanında işe başladım internet cafe 'de bulunan müşteriler ile ilgileniyor boş bulduğum zamanlarda'da hemen bilgisayar oynuyordum. İnternet Cafe 'ye düzenli olarak bir müşteri geliyordu; İnternet Cafe 'de bir-iki tane her nerede ise her oyunu çalıştırabilecek bilgisayar vardı; Bu müşteri o bilgisayarlar dolu olsa bile sürekli olarak onları bekliyordu; bir süre sonra bu kişinin…

Araf

“bazıları karanlıkta huzur bulur…” 

İstanbul 'un varoş bir semtinde bir gecekonduda doğum çığlıkları arasında dünyaya geldi Araf; doğumundan bir-kaç dakika sonra annesini kaybetti;  o doğarken annesinin attığı çığlıkların yerini eski bir boksör olan ayyaş  babası Saim 'in öfkeli barışları aldı; Saim evde bulunan ebe ve diğer kadınları kovduktan sonra Araf 'ın ağlama sesine aldırış etmeden eşinin cansız bedenine dakikalarca baka kaldı, Bir süre sonra Araf 'ın ağlama sesi Saim 'i kendine getirdi, Saim öfkeli gözlerle Araf 'a bakıyordu, Onu öldürmek istiyordu, zaten onun doğmasını'da hiç bir zaman istemedi, ama kendi kendine "Bu kadar kolay olmamalı" diyerek. Araf 'ı orada bir beze sarıp evin kapısına yöneldi; kapıyı açtığında mahallede olayı duyan insanlar kapının önünde onu bekliyordu, Saim aralarından kendine sorulan tüm sorulara aldırış etmeden hipnoz olmuş gibi geçip gitti, bir kaç dakika yürüdükten sonra bir gecekondunun kapısına eli il…

Kara Kuyu

14 Şubat 2014


 Her iki haftada bir cuma günleri annem , teyzem ve dayım eşi ve çocuklarını yanına alıp annelerine ziyarete gelirlerdi, Bu bir araya gelmeler Aile ilişkilerini canlı tutuyordu, Ananeme yakın oturduğumuz için benim ananemi daha çok görme imkanım oluyordu, O günün aslında diğer Cumalardan farkı yoktu; Annem ve Kız kardeşim Ananeme gittiler. Ben yorgun olduğumdan Ananeme gitmek yerine evde kalıp biraz televizyon izledikten sonra uyudum. Gecenin ilerleyen saatlerine doğru bir takım seslere uyandım uyku sersemi olduğum için seslere pek aldırış etmedim. Evimiz Ananeme ne kadar yürüme mesafesinde olsa’da gece geç saatlerinde bazen eniştem evlerine giderken bizi’de yol üzerinde diye araba ile eve bırakıyordu, Binanın giriş katında oturduğumuz için zaten kapının önünde olan konuşmalar evin içine kadar geliyordu, ben normal karşıladığım için uykuma kaldığım yerden devam ettim. Sabah telefonumun alarmı ile yataktan kalktım ve işe gitmek için hazırlandım lavaboda yüzümü yıkadıktan …